[ Odevi.Org ]

  • 
  • 
  • 


15
Okunma
450
Cevap
2
Soru :

REKLAM NEDİR,İKNA EDİCİ ÖZELLİKLERİ?... DERS:MEDYA OKUR YAZARLIĞI

LÜTFEN ACİL BULUN LÜTFEN :) ☺
Bölüm: Diğer
Durum: Açık
Tarih: 2018-02-27 16:05:48
1 kişi takip ediyor

Cevap Ver

Verilmiş Cevaplar


16



2018-02-27 16:18:55 #
Cevap : blmm
1 kişi beğendi
0



2018-02-28 10:26:05 #
Cevap : Reklam Nedir? Reklamın Tarihi Gelişimi, Reklam Metinlerinin Yazılımı ve Kullanılan İkna Yöntemleri
 


İşletmeler, kâr amacı olmayan kuruluşlar, kamu kurumları veya bireyler tarafından kendi ürün ve hizmetleri, örgütleri veya fikirleri hakkında belli bir hedef pazarı ve kitleyi bilgilendirmek isterler. Bu kişileri ikna etmek amacıyla kitle iletişim araçlarında satın alınmış özel zamanlarda veya yerlerde ilan ve ikna edici mesajların yerleştirilmesine reklam denir.
 
Başka bir ifadeyle reklam, “talep yaratma sanatı” olarak tanımlanır. Reklam, ele alınan mal ve hizmetleri hoşa giden taraflarıyla tanıtarak yeni ihtiyaçların ortaya çıkmasına yardım etmek olarak da ifade edilmektedir.
Günümüzde reklam ve pazarlama, kurumlar ve tüketiciler açısından vazgeçilmez bir olgu durumuna gelmiştir. Hızla değişen pazar koşulları, rekabetin günden güne artması sonucu benzer malları üreten firmaların başarısı reklam kullanmasına bağlıdır. İşletmeler açısından üretilen mal ve hizmetlerin tüketiciye duyurulması, tüketicinin ikna edilmesi, ürüne olan ihtiyacın ve talebin canlı tutulması açısından reklamın önemi büyüktür.
 
Tüketici gözüyle reklam, pazarda kendi ihtiyaçlarına cevap veren binlerce ürün arasından kendi yararına uygun olanı seçmesine yardımcı olan, ürünlerin ne şekilde kullanacağını tanımlayan iletişim ürünleridir.
Reklamın Tarihî Gelişimi
Reklamcılığın kökeni Eski Yunan ve Roma’ya dayanır. Eski Babil, Mısır, Roma ve Yunan uygarlıklarından zamanımıza kadar gelen tabletler reklamcılık konusunda bazı bilgiler vermektedir.
Yazılı reklamın başlangıcı tam olarak bilinmemekle birlikte İngiltere’de British Museum’de (Britiş Müzyum) bulunan ve MÖ 3000’li yıllarda yazıldığı kabul edilen bir çeşit yazının bir reklam olduğu düşünülmektedir.
Babilli, Mısırlı ve Eski Yunanlı tüccarlar satacakları malların reklamını yapmak için sokak tellallarını kullanmışlardır. Roma ve Yunan şehirlerinde, meydan ve köşe başlarında taşlar üzerine çizilen çeşitli malların, sirklerin ve gladyatör yarışmalarının ilanları bunlara örnek verilebilir.
Orta Çağ’da İngiltere’de satılacak malların reklamları için sokak tellalları kullanılmıştır. Daha sonraları, 15. asrın sonlarına doğru İngiltere’de “el ilanı” kullanılmış, bunlar matbaa olmadığı için el ile yazılmıştır. Sesli spotlarla başlayan reklamcılık, marka ve amblemlerin gelişmesiyle değişik medyalara yönelmiştir. Orta Çağ’da esnaf loncaları kalite kontrolü esasını ön plana alınca markalama önemli bir duruma gelmiştir. Bu sayede ürettiği mallara marka koyan esnaf, markalı bir ürünü markasız ürüne göre daha fazla satma şansına sahip olmuştur.

 
John Gutenberg

John Gutenberg’in (Con Gutenberg) matbaayı icat etmesi reklamcılıkta yepyeni bir süreç başlatmıştır. Bu sayede, el ilanları ile daha geniş halk kitlelerine hitap etme olanağı sağlanmıştır. Matbaanın icadından 30 yıl sonra İngiltere’de William Caxton (Vilyım Kekstın) adlı bir matbaacı bastığı kitapları pazarlama sorunuyla karşılaşınca, bu kitapları tanıtan ilanlar basıp bunları ayin günlerinde kiliselerde dağıtır.
Bu uygulama, reklamcılık tarihinin ilk basılı reklam örneği olarak kabul edilir. Gazete, dergi vb. kitle iletişim araçlarının basım tekniklerinin gelişimi ile reklamın gelişimi aynı tarihsel süreç içinde olmuştur. Böylelikle mesajlar büyük kitlelere, daha büyük hızla yayılmaya başlamıştır. Daha sonra 1612’de Paris’te, 1665’te Londra’da yayınlanmaya başlanan gazeteler aracılığıyla gazete reklamcılığı gelişmeye başlamıştır. Radyonun icadıyla radyo reklamları başlamış, bunu TV reklamları takip etmiştir.
Ülkemizde reklam ve reklamcılığın tarihine baktığımızda basın reklamlarının 19. yüzyılın ortalarında gündeme geldiğini görmekteyiz. 1961 yılında yürürlüğe giren Basın İlan Kurumu Kanunu ile reklamcılığın önündeki yasal engeller kaldırılmıştır. 1964 yılında özerk yapıya kavuşan TRT’nin radyo yayınına başlamasıyla radyo reklamcılığı gelişme göstermiştir. 1972 yılında TRT’nin reklam yayınına başlaması ile reklam yayıncılığı daha farklı bir boyut kazanmıştır.
Reklam Metinleri
Reklamların bel kemiğini oluşturan reklam metinleri olmadan ürünlerin tüketicilerin dikkatini çekmesi mümkün değildir. Reklam metinleri ne kadar etkili yazılırsa hedef kitleyi o kadar iyi etkiler, onların dikkatini çekerek reklama konu olan mal ve hizmeti anlatmakta başarılı olur.
Reklam mesajlarının yaratılmasında temel kaynak tüketicilerdir. Tüketicilerin mevcut ürünlerin üstün ve zayıf yanlarına ilişkin düşünceleri yaratıcı çalışma için çok önemli girdi oluşturur.
Nitelikli bir reklam metni üretmek için mal veya hizmetle ilgili bilinmesi gerekenler:
• Mal veya hizmetin sağlayacağı avantaj ya da dezavantajların neler olduğu,
• Reklama konu olan ürünü kullanan tüketicilerin özellikleri,
• Ürünün, üretim süreci, kalitesi, fiyatı,
• Temin edilmesi mümkün olan yerler,
• Ürünün rakipleri ile farkları gibi özelliklerin bilinmesi gerekir.
Başarılı reklam metinleri kolay anlaşılır, yalın kelimelerle kurulmuş, akıcı ve algılanması kolay metinlerdir. Oluşturulan metin, reklam ile oluşturulması hedeflenen davranışa uygun anahtar kelimeler içerirken, yaratıcı anlatım biçimleriyle mal veya hizmetlere dair bilgileri tüketicilere doğru olarak aktarabilir. Reklam kampanyalarında kullanılacak iletişim organı sayısı çeşitli olsa da bunların en etkilileri hâlâ televizyon, radyo ve İnternet’tir. Bütün bu iletişim organları için de farklı metinler istenir.

Eski bir gazete reklamı örneği

Reklam metinlerinin oluşturulmasındaki temel ilkeler:
• Anlaşılırlık: Okuyucu, metni anlamalıdır. Metin, yalın bir anlatıma sahip olmalıdır. Bu nedenle de uzun ve karmaşık cümleler ve çift anlamlı kelimeler kullanılmamalıdır.
• Sözcük Seçimi: Metinde kullanılacak sözcükler özenle seçilmelidir. Hedef kitlenin kullandığı sözcüklerin dışında sözcükler kullanılmamalıdır.
• Cümle Yapısı: Aktif cümleler kullanılmalıdır. Örneğin “%25 tasarruf edilir.” yerine “%25 tasarruf edersiniz.” denilebilir. Reklamın ilginç ve kışkırtıcı olabilmesi için pasif ögeler en aza indirilmelidir.
 
• Özetleme: Metin kısaldıkça, metnin etkisi artmaktadır. Fakat posta yoluyla gönderilen metinler ve basılı medyada kullanılan metinlerin uzun ve fazlasıyla bilgilendirici olması önemlidir.
• Akıcılık: Cümle ve paragraflar arasındaki geçişler akıcı olmalıdır. Metin ani değişimler içermemeli ve kolay algılanabilmelidir.
• Üslup: Reklam yazarı canlı, kesin ifadeli ve kolay algılanabilen sözcükler seçmeli bunları okuyucunun hatırlayabileceği bir üslupta hazırlamalıdır. Gerçekçi metinler hayal gücünü sınırlar ve genellikle etkisiz donuk ifade sergiler.
• Farklılık: Reklam metinlerinde kalıplaşmış cümle yapıları kullanılır fakat reklam yazarı daha önce denenmemiş olan anlatım biçimlerini de kullanmak zorundadır. İyi bir metin yazmak için sadece dile hakim olmak ya da iyi yazı yazmak yeterli bir nitelik değildir. Reklam metinleri reklamın bir bütün olarak algılanması doğrultusunda görsel ya da işitsel birçok ögeyi içerir. Ürün ve hizmete dair marka işaretlerini ve bunun yanında ürün görselinin oluşturulması için gereken teknik unsurların ve bu görsellerin konumlandırılması reklamın etkili olmasında önemlidir. Ayrıca reklamda ses ve müzik kullanımı da reklamın etkileyiciliği açısından büyük önem taşır.
Reklam Türleri
TV Reklamı
TV reklamcılığı diğer reklam araçlarına göre daha etkilidir. Televizyon reklamları aynı anda kitlelere ulaşmak için önemli bir iletişim aracıdır. Herkesin evinde televizyon olduğu düşünülürse, bilinçli ya da bilinçsiz izlenen reklamlar akılda kalıcılıkları ile diğer tanıtım türlerine göre fark yaratmaktadır. Televizyon reklamları, maliyet yönünden en pahalı reklam türüdür.

Televizyon reklamı

Gazete Reklamı
Gazete alma alışkanlığı İnternet’in hızla her alana girmesi ile azalsa da yine devam etmektedir. Yılların getirdiği bir alışkanlıkla her sabah insanlar kahvaltı yaparken, işlerine giderken gazete okumaya devam etmektedirler. Gazete sayfalarında yer alan reklamlar da kişilerin herhangi bir ürünü tanımasına ve merak etmesine neden olmaktadır. Renkli ve dikkat çekici tanıtımlar ürünlerin müşteriye farklı yollardan anlatılmasını sağlamaktadır.

Gazete reklamı

İnternet Reklamı
Reklamcılık sektörünün en önemli ayaklarından biri olan İnternet hızla gelişip büyüyerek önemini ve yerini sağlamlaştırmaktadır. Firmalar, sosyal medya ve arama motorlarında reklam yaparak bilinen marka olmayı hedeflemektedir. Hem ekonomik hem de akılda kalıcı tanıtımlar yapmak bakımından faydası olan İnternet reklamcılığı günümüzde oldukça fazla kullanılan bir tanıtım türüdür.

İnternet reklamı örneği

Radyo Reklamı
Televizyon ve İnternet reklam hizmetlerinin hayatımıza çok girmediği zamanlarda reklamlar radyo üzerinden yapılır, hedef kitleye direkt ulaşmayı sağlayan tanıtımlar ürünü kimi zaman eğlenceli kimi zaman öğretici bir şekilde tanıtırdı. Günümüzde de yolda, işte, evde, tatilde radyo dinleyenlerin olması nedeniyle radyo reklamları tercih edilen bir tanıtım şeklidir.
Dergi Reklamı
Dergi çeşitli sektörlere ve alanlara hitap etmek üzere süreli yayımlanmakta ve haftalık veya aylık olarak hazırlanmaktadır. Genellikle siyasi, kültür sanat, edebiyat ve sektörel içerikli olarak piyasaya çıkarılmaktadır. Bu alanların ve sektörlerin hepsinde faaliyet gösteren firmalar, kendi alanlarına hitap eden dergiye reklam vermekte veya onlara sponsor olmaktadır. Dergi reklamları, alana yönelik reklamların en etkili olduğu medya iletişim türlerinden biridir.
Reklamlarda Kullanılan Bazı İkna Teknikleri
a) Duygulara Hitap Etmek: Tüketicide belirli bir duygusal tepki yaratmayı amaçlar. Bu duygu, mutluluk veya heyecan gibi olumlu bir duygu olabilir veya “yanlış” ürün kullanmaktan dolayı ortaya çıkan olumsuz duygular kullanılabilir. Reklamın senaryosuna ve amacına göre, her tür duygusal tepki amaçlanabilir. Belirli bir markanın yatağını tercih etmediğiniz için sırtınızın ağrıdığından bahseden bir reklam gibi.
b) İhtiyaç Algısı Oluşturma: Reklam; tüketicilerin beklentileriyle, özlemleriyle, başka ihtiyaçlarıyla, yaşam biçimlerini oluşturan unsurlarıyla ilişkilendirmeler yaparak, üretilmiş olan ürün ve hizmete ihtiyaç duyduklarını sezdirmekte veya bilinçli olarak ihtiyaç hissetmelerini sağlamaktadır. Bu tür reklamlarda kanıtlar, istatistikler gibi ürünün etkisini net bir şekilde ortaya koyan ögeler kullanılır.
c) Güvenilir Bir Kaynak veya Ünlü Bir Kişiyle Hitap Etmek: Bu reklamlar firmanın güvenilir, dürüst ve itibarlı olduğu yönünde tüketicileri ikna etmeye çalışır. Bu reklamlarda ünlü kişilerin veya belirli bir alanda otorite olarak görülen kişilerin kullanımı söz konusudur. Bir sporcunun, bir spor ürününü tanıtması; bir dernek veya vakıf yetkilisinin, ürün veya vakfın hizmet alanıyla eşleşen bir ürünün reklamında oynaması gibi.
ç) Topluluk Psikolojisi: Reklamda bir şeyi herkes yaptığı için veya bir ürünü herkes kullandığı için tüketicinin o ürünü kullanması gerektiği ifade edilir. Tüketiciler topluluğa uymak için ürünü satın alır. Tüketicide “Herkes kullanıyorsa demek ki bu iyi bir ürün.” algısı oluşur.
d) İdeal Değerler: Vatanseverlik, barış veya özgürlük gibi insanların önem verdiği veya idealize ettiği değerlerin reklamlarda kullanılmasıdır. Bu değerler, çok fazla kanıt veya mantıklı bilgi sunulmasa bile reklamın iddiasının kabul edilmesini sağlayabilir.
e) Mizah: Tüketicilere ürün hakkında bilgi vermekten çok, güldürü ve neşe unsurlarıyla ürünün daha kolay hatırlanmasını sağlayan ikna tekniğidir.
f) Bireysellik: Tüketicinin başkalarından farklı olma isteğine hitap eder. Ürünü kullananların havalı, ve tarz sahibi olduğu algısı verilir. Tüketici tarz sahibi olmak için ürünü satın alır. Bu teknik, topluluk psikolojisi tekniğinin tam tersidir.
g) Fazla veya Belirsiz Konuşmak: Reklamda ürünü tarif etmek için çok sayıda çağrışıma sahip olan veya kesinlik belirtmeyen ifadeler kullanılabilir. “Bu diş macunu ağızdaki bakterilerle savaşır.” denmesi gibi. “Macun, bakterilerle savaşıyor.” ifadesi iyi bir şey olarak algılanır. Bu ikna tekniğinde akıldan çok duygulara ve duyulara hitap eden ifadeler kullanılır. Yiyecekler için “taze, tatlı, sulu” gibi ifadelerin kullanılmasını buna örnek gösterebiliriz.
h) Olumlu Çağrışım Oluşturma: Bir kurum, kişi ya da ürün hakkında olumlu bir imaj oluşturulur. Hedef, kurumsal kimliğin zihinlere yerleşmesini sağlamaktır. Burada ünlü kişilerin veya belirli bir alanda otorite olarak görülen kişilerin kullanımı söz konusudur.
ı) Sınırlı Seçeneklerden Birine Zorlama: İhtiyaç duyulan ürün zorunluluk olarak gösterilir ve bunlardan biri seçilmek zorunda bırakılır. “Dişlerinizi muhakkak fırçalamalısınız. Satılan ürünlerden birini seçmelisiniz.” gibi ifadeler kullanılır.
i) Gerçeğin Bir Kısmını Örtme: Ürünle ilgili bilgiler eksik veya örtük bir şekilde verilir. Örneğin ürünün fiyatı 100 TL’dir. Ürün 99,99 lira denilerek ürünün daha ucuz olduğu imajı verilir.
j) Kampanya: Tüketiciye ilave bir teklif sunulur. “Dürüm alana ayran bedava” kampanyaları bu gruptandır.
TÜRKİYE’DE MEDYA OKURYAZARLIĞI SÜRECİ

Uzmanların ve eğitimcilerin, başta televizyon, internet ve radyo olmak üzere kitle iletişim araçlarının çocuklar üzerinde olumsuz etkiler yarattığına ilişkin görüşleri, okullarda şiddet olaylarının meydana gelmesi ve bu olaylara televizyon yayınlarındaki ve internet oyunlarındaki şiddet içeriğinin neden olduğuna ilişkin görüşler ortaya konması üzerine Radyo ve Televizyon Üst Kurulu konuyu gündemine almıştır. 2004 yılında Devlet Bakanlığı bünyesinde kurulan, ülkemizin önde gelen kamu kurumlarının, sivil toplum örgütlerinin ve üniversitelerinin temsil edildiği Şiddeti Önleme Platformunda, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu ilk kez ilköğretim okullarında medya okuryazarlığı derslerinin okutulmasını önermiştir. Üst Kurulun bu önerisi geniş kabul görmüş ve hem Medya Alt Komisyonu raporuna hem de eylem planına alınmıştır. Aynı yıl Üst Kurul tarafından Milli Eğitim Bakanlığına yazı yazılarak, okullarda medya okuryazarlığı dersleri verilmesinin önemine dikkat çekilmiştir. 2005 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından Türkiye’de ilk kez düzenlenen Uluslararası Medya Okuryazarlığı Konferansında Radyo ve Televizyon Üst Kurulu medya okuryazarlığının neden gerekli olduğuna ilişkin resmi bir bildiri sunmuştur. 

2004–2006 yılları arasında çeşitli ülkelerdeki programlar ve çalışmaların neticeleri araştırılıp, incelenmiştir. 2006 yılında Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından gerçekleştirilen “İlköğretim Çağındaki Çocukların Televizyon İzleme Alışkanlıkları Kamuoyu Araştırması”, öğrencilerin günde üç saate yakın televizyon izlediklerini göstermiştir. Aynı araştırma öğrencilerin internet kullanma ve radyo dinleme alışkanlıkları hakkında da önemli bulgular ortaya koymuş ve medya okuryazarlığı dersinin ne kadar gerekli olduğu açıkça görülmüştür. 24 Kasım 2006 tarihinde Ankara’da Uluslararası Medya Okuryazarlığı Paneli düzenlenerek akademisyenlerin ve yabancı ülkelerde görev yapan yetkililerin görüşleri ve deneyimleri paylaşılmıştır. Ayrıca Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun temsil edildiği, Üst Kurul yöneticilerinin katıldığı bütün kamuoyuna açık toplantılarda medya okuryazarlığı kavramını tanıtan, medya okuryazarlığının gerekliliğini vurgulayan konuşmalar yapılmıştır. 

Yapılan ön hazırlık çalışmaları sonucunda, Medya Okuryazarlığı konusundaki çalışmaları yürütmek üzere; Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Uzmanları ve Ankara Üniversitesi, Gazi Üniversitesi ve Selçuk Üniversitesinden akademisyenlerin de katılımıyla bir komisyon oluşturulmuştur. Komisyon çalışmalarında, özellikle ABD ve Avrupa’daki örnekler incelenmiş, konuya ilişkin yurtiçi ve yurtdışı kaynaklı makaleler ve diğer çalışmalar detaylı bir biçimde değerlendirilmiştir. 

Üst Kurul tarafından Medya Okuryazarlığına ilişkin çalışmalarda hazırlanan tüm dokümanlar konuyla ilgili faaliyetlerin başarıyla yürütülmesi için; Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kuruluna gönderilmiş ve Talim ve Terbiye Kurulu ile Üst Kurul arasında işbirliği ve koordinasyon içerisinde gerçekleştirilecek çalışmalarda gerekli desteğin sağlanacağı hususu dile getirilmiştir.

Bu çalışma neticesinde, “Medya Okuryazarlığı Dersi Taslak Öğretim Programı ve Öğretmen Kılavuzu” Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulu uzmanları ve İletişim Bilimleri akademisyenlerinden oluşan bir komisyon tarafından hazırlanmıştır.

22 Ağustos 2006 tarihinde Radyo ve Televizyon Üst Kurulu ile Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu arasında “Öğretim Kurumlarına Medya Okuryazarlığı Dersi Konulmasına Dair İşbirliği Protokolü” imzalanarak, her iki kurumun yükleneceği sorumluluklar ve görevler belirlenmiştir. 

“İlköğretim Seçmeli Medya Okuryazarlığı Dersi Öğretim Programı” 31.08.2006 tarihinde MEB Talim ve Terbiye Kurulunda görüşülerek kabul edilmiştir.

PİLOT OKULLARIN BELİRLENMESİ:

Öğretim kurumlarına Medya Okuryazarlığı dersi konulması için yürütülen çalışmalar dâhilinde, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu ile Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulunun; uygulamanın yapılacağı pilot illerin belirlenmesi, bu illerdeki okulların belirlenmesi, bu ders müfredatına ait program içeriğinin oluşturulması, bu içeriğin sınıf seviyelerine göre düzenlenmesi, öğretmen kılavuzunun hazırlanması, hizmet içi eğitim programlarına dair her türlü detayın açıklığa kavuşturulması gibi birçok hususta işbirliği içerisinde bulunmaları gerektiği belirlenmiştir. 

Bu kapsamda, protokol çerçevesinde Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulundan bu dersi okutacak öğretmenler ve bu dersin okutulacağı pilot okulların belirlenmesi istenerek, Ankara’da 7–10 Eylül 2006 tarihleri arasında dört gün süreyle “Eğitici Eğitimi Programı” gerçekleştirilmiştir. Bu program kapsamında medya okuryazarlığı dersi verilecek pilot okullardaki 20 Sosyal Bilgiler Öğretmeni eğitimden geçirilmiştir. 2006–2007 öğretim yılında medya okuryazarlığı dersi pilot uygulaması Adana – Seyhan Dumlupınar İ.Ö.O., Ankara – Çankaya Ahmet Vefik Paşa İ.Ö.O., Erzurum – Merkez Barbaros Hayrettin Paşa İ.Ö.O., İstanbul – Bakırköy Şehit Pilot Muzaffer Erdönmez İ.Ö.O. ve İzmir – Karşıyaka METAŞ İlköğretim Okulunda gerçekleştirilmiştir. Medya okuryazarlığı dersi 2006-2007 öğretim yılında bu beş pilot ilköğretim okulunda, 7.sınıflarda hizmet içi eğitim verilen Sosyal Bilgiler öğretmenlerince zorunlu seçmeli ders olarak okutulmuştur. 

PİLOT OKULLARDAKİ UYGULAMALAR

Pilot uygulama süresince beş okuldaki medya okuryazarlığı dersi verilen sınıflar Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu uzmanları ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulu uzmanları tarafından ziyaret edilmiştir. İstanbul – Bakırköy Şehit Pilot Muzaffer Erdönmez İ.Ö.O.na düzenlenen ziyarete Üst Kurul Başkanı Dr. A. Zahid Akman, Ankara – Çankaya Ahmet Vefik Paşa İ.Ö.O.’na düzenlenen ziyarete ise belgesel yapımcısı Coşkun Aral da iştirak ederek öğrencilerle görüşmüşlerdir. Öğrencilerin ders kapsamanda gerçekleştirdikleri çalışmalar toplanarak değerlendirilmiş, öğrencilere ders hakkında anket uygulanmış ve medya okuryazarlığı dersini alan öğrencilerin anne ve babalarına mektup gönderilerek, öğrencilerin derste öğrendiklerini evde pekiştirmeleri konusunda yardımcı olmaları istenmiştir. 


MEDYA OKURYAZARLIĞI DERSİNİN KAPSAMI:

Medya okuryazarlığı dersi aşağıdaki konu başlıklarından oluşmaktadır: 

İletişime Giriş (İletişim, iletişimin süreci ve öğeleri, iletişim türleri),
Kitle İletişimi (Kitle iletişimi, kitle iletişim araçları, iletişim ve kitle iletişim arasındaki ilişki),
Medya (Medya, medyanın başlıca işlevleri, medyanın ekonomik boyutu, medya ve etik, medya okuryazarlığı kavramı, amacı ve önemi),
Televizyon (Etkili bir kitle iletişim aracı olarak televizyon, Türkiye’de televizyon yayıncılığı, televizyon program türleri),
Aile, Çocuk ve Televizyon (Televizyon izleme alışkanlıkları, televizyonun olumsuz etkileri, televizyon program analizleri, uyarıcı simgeler),
Radyo (Bir kitle iletişim aracı olarak radyo, radyonun olumsuz etkileri, radyo program türleri, radyo program analizleri),
Gazete ve Dergi (Gazete ile ilgili temel kavramlar, gazetede haber ve fotoğrafın önemi ve karşılaştırılması, gazete hazırlama uygulaması, dergi türleri ve işlevleri),
İnternet (İnternetin özellikleri ve işlevleri, internet kullanımında dikkat edilmesi gereken hususlar). 

MEDYA OKURYAZARLIĞI EĞİTİMİ:

Çocuklar televizyon karşısında etkiye en açık, en hassas grubu oluşturmaktadır. Çocukların televizyon mesajlarına açık olmalarının getirdiği önemli bir sorun da; gördüklerini “gerçeklik” olarak algılamaları, gerçek yaşamda karşılığını aramaya çalışmaları ve ekranda gördüklerinin birer kurgu olduğunun ayrımını yapamamalarıdır. Medyanın olayları ve olguları, nasıl, neden belli yönleriyle yansıttığı çocuklara anlatılmalıdır. Bireyler, ilkokul çağından başlayarak eleştirel medya izleyicisi olarak yetiştirilmelidir. Gerçeklik ile medyada sunulan gerçeklik arasındaki fark, bireylere ne kadar erken yaşta öğretilirse medyanın bireyler üzerindeki olumsuz etkileri de o derece azalmaktadır. İlkokul öğrencilerine eğlendirici videolar ve yaratıcılıklarını da geliştiren oyunlarla verilen derslerde temel olarak medyadan gelen enformasyonun sübjektif, dikkatlice seçilmiş ve kurgulanmış bir yeniden üretim olduğu anlatılmalıdır. Özellikle reklâm metinlerinde ve filmlerde kullanılan sözlerin, müziğin veya görüntülerin, çağımız insanında tüketim iştahı oluşturmak üzere inşa edildiği Medya Okuryazarlığı derslerinde vurgulanmalıdır. 

Medya Okuryazarlığı dersinin özellikle öğrencilerin televizyon izleme davranışı üzerinde tam anlamıyla etkili olabilmesi için, öncelikle dersi anlatacak öğretmenin konuyla ilgili detaylı bir bilgi birikimine sahip olması; öğrenciler açısından dersin okul dışında televizyon izleme zamanlarına da erişebilmesi gerekmektedir. Bunun için dersi alan öğrencilerin velilerinin de bilgilendirilmesi gerekmektedir. Bu amaçla bir bilgi kitapçığı ile anne-babaların çocuklar üzerindeki yönlendirici gücünden de yararlanılarak, bu dersin desteklenmesi gerekir. 

MEDYA OKURYAZARLIĞI EĞİTİMİNİN GENEL AMAÇLARI:

Öğrenciler; medyayı ve medya ürünlerini akıl süzgecinden geçirmenin ve bilinçli bir izleyici olmanın önemini kavramalıdırlar. 
Öğrenciler medya mesajlarının kim tarafından ve hangi amaçla kurgulanarak kendilerine ulaştığını değerlendirebilecek konuma gelmelidirler. 
Öğrenciler medya ürünlerinin büyük bir dikkatle oluşturulmuş yapımlar olduğunu bilmelidir. Bu nedenle mesajların çözümlenmesi ve öğrencilerin daha dikkatli ve bilinçli medya tüketicileri olabilmeleri sağlanmalıdır. 
Öğrenciler medya içerikleri hakkında sorgulama bilinci kazanmalı, mesajları olumlu ve olumsuz olarak ayırt edebilmeli ve yargıları/önyargıları gerektiğinde eleştirel bir bakışla değerlendirebilmelidirler. 
Medya kuruluşlarının ticari bir faaliyet yürüttüğü ve bu işin öncelikle ekonomik kaygılarla yapıldığının öğrenciler tarafından anlaşılması sağlanmalıdır.
Medyadan gelen mesajları, öğrencilerin, kendi aralarında ve mümkün olduğu kadar da aileleri ile tartışabilmeleri ve kendileri için ne anlam ifade ettiğini konuşabilmeleri ve paylaşabilmeleri sağlanmalıdır. 
Ses ve görüntü efektlerinin, çok boyutlu görüntülerin, müziğin ve kamera hareketlerinin medyanın insanlar üzerinde oluşturduğu etkiyi artırmak için kullanıldığını, gerçeğin dışındaki birçok görüntüye de yer verildiği konusunda, öğrenciler bilinçlendirilmelidir.
Çocuklar, basit anlatımıyla; bir televizyon programının, radyo programının, gazete sayfasının hazırlanma aşamaları hakkında bilgi sahibi olabilmelidirler. 

Sonuç olarak, öğrenciye Medya Okuryazarı olmanın: izlenilen, görülen, dinlenen, okunan şeyler hakkında sorular sorarak eleştirel bakış açısı kazanmak demek olduğu anlatılmalıdır.

2006–2007 İLKÖĞRETİM YILINDA BEŞ PİLOT OKULDA YAPILAN DEĞERLENDİRME SONUÇLARI:

Medya okuryazarlığı dersi, 2006–2007 öğretim yılında 5 pilot ildeki 5 ilköğretim okulunda başarıyla uygulanmıştır. Uygulama esnasında okullar her iki dönemde MEB ve RTÜK uzmanlarınca ziyaret edilerek, öğretmen ve öğrencilerle görüşülmüş ve hazırlanan anketler uygulanmıştır. Yapılan değerlendirme neticesinde;

Medya Okuryazarlığı Dersine gösterilen ilginin yoğun olduğu,
Derslerin detaylandırılarak daha etkili iletişim ve etkileşim sağlanabileceği,
İlköğretimin birinci kademesinden başlaması ve diğer ders programlarıyla da ilişkilendirilmesi,
Öğrencilerin, RTÜK Web sitesinin çocuklarla ilgili web sayfasında (Rtük Çocuk Web Sitesi) bu dersle ilgili görüş, beklenti ve fikirlerini ilettikleri,
Okullarda Medya Kulübü oluşturulmasının, dersin seçilmesine ve derslerin işleyişine katkı sağlayacağı,
Öğrencilerin Medya Okuryazarlığı dersinde edindikleri bilgileri aileleri ile paylaştıkları, ailelerinin izleme alışkanlıklarında, program seçiminde, izleme sürelerinde ve gerçeklik algılamalarında farlılıklar meydana geldiği,
Derste işlenen konuların davranışlarına yansıdığı gözlemlenmiş, bu ders sayesinde bazı davranışlarında daha bilinçli oldukları,
Öğrencilerin bu dersi işlemekteki memnuniyeti, özellikle televizyon yayınlarını daha seçici ve bilinçli olarak izlemeye başladıkları,
Gerçekleştirilen izleme, değerlendirme ve rehberlik çalışmalarının okul, öğretmen ve öğrenci üzerinde yararlı olduğu,
İzleyici temsilcilerinin veya medyadan önemli bazı isimlerin davet edilmesinin, öğrencilerle birlikte medya kuruluşlarının ziyaret edilmesinin bu dersin daha etkin ve verimli olmasını sağlayacağı, 

Sonucuna varılmıştır.

2007–2008 İLKÖĞRETİM YILINDA MEDYA OKURYAZARLIĞI DERSİ:

Seçmeli medya okuryazarlığı dersi Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2007-2008 öğretim yılı ders müfredatına alınmıştır. Bu gelişmenin akabinde 25-28 Haziran 2007 tarihleri arasında tüm Türkiye’yi kapsayacak şekilde, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulunca belirlenen 103 kişilik öğretmen grubuna “Eğitici Eğitimi Programı” kapsamında hizmet içi eğitim verilmiştir.

Bu kapsamda, 2007–2008 ilköğretim yılı öncesi öğrencileri ve aileleri bilgilendirmek amacıyla, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından “Medya Okuryazarlığı Tanıtım Filmi” hazırlanmıştır. Tanıtım filminin amacı, seçmeli medya okuryazarlığı dersinin mümkün olduğunca fazla öğrenci tarafından seçilmesini sağlamaktır. Öğrenci ve velilerini hedefleyen filmde, “Değerli Veliler, Çocuklarınızın televizyon izlerken, internet kullanırken, gazete okurken, radyo dinlerken, seçici olmasını, gerçek ile kurguyu ayırt etmesini, kontrollü izleyici olmasını, olumsuz etkilerden korunmasını, doğru şekilde faydalanmasını, yorum yapabilmesini, eleştirel bakabilmesini istiyorsanız, şimdi bunu sağlamak sizin elinizde. Türkiye’de ilk kez RTÜK ve Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğiyle ilköğretim okullarında seçmeli medya okuryazarlığı dersi okutulacaktır. Çocuklarınızın medyayı doğru algılaması için, medya okuryazarlığı dersini seçin” mesajları verilmektedir. 

2007–2008 İLKÖĞRETİM YILINDA MEDYA OKURYAZARLIĞI DERSİNİN HEDEF KİTLESİ:

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu ile Milli Eğitim Bakanlığının işbirliği sonucunda, 2007–2008 öğretim yılında Türkiye’de ilk kez seçmeli medya okuryazarlığı dersi ülke genelindeki ilköğretim okullarında okutulmaya başlanmıştır. Türkiye genelindeki ilköğretim okullarının 6, 7 ve 8. sınıflarında öğrenim gören toplam 4 milyon öğrenciden 1 milyon 500 bininin 2007–2008 öğretim yılı içinde medya okuryazarlığı dersi alması hedeflenmiştir. 2006 yılı verilerine göre ülkemiz çapındaki bütün ilköğretim okullarının 6, 7 ve 8. sınıflarındaki toplam şube sayısı yaklaşık 120 bindir. Bu şubelerde toplam 4 milyon öğrenci öğrenim görmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, önümüzdeki öğretim yılında 120 bin ilköğretim okulu sınıfında öğrenim gören 1 milyon 500 bin öğrencinin medya okuryazarlığı dersini seçerek almasını hedeflemektedir. Böylece 1 milyon 500 bin öğrencinin bir öğretim yılında medya okuryazarlığı dersi alması sağlanmış olacaktır.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu ile Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulunun ortak çalışmaları sonucunda, medya okuryazarlığı dersi öğretmenlerini yetiştirecek çekirdek kadro oluşturulmuştur. Talim ve Terbiye Kurulu, medya okuryazarlığı dersini, iletişim fakültelerinden veya basın yayın yüksek okullarından mezun olup, şu anda Milli Eğitim sistemi içinde sınıf öğretmeni olarak görev yapan öğretmenler ile sosyal bilgiler öğretmenlerinin okutmalarını kararlaştırmıştır. 

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu ile Milli Eğitim Bakanlığının işbirliği sonucu hayata geçirilen ''Medya Okuryazarlığı Projesi'' kapsamında, seçmeli medya okuryazarlığı dersleri devlet okullarının yanı sıra Özel Okullar Birliğine üye okullarda da okutulacaktır. 

MEDYA OKURYAZARLIĞI DERSİ ÖĞRETMEN EL KİTABI

Medya Okuryazarlığının diğer derslerden önemli bir farkı da öğrenci kitabının olmamasıdır. Öğrencileri ezbere alıştırmamak, çocukların özgürce düşünmelerini ve kendilerini ifade etmelerini sağlamak, medya okuryazarlığı dersinin uygulamasını klasik derslerden farklı hale getirmek için medya okuryazarlığı dersi öğrenci ders kitabı hazırlanmamıştır. Bununla birlikte dersi anlatacak öğretmenler için Medya Okuryazarlığı Dersi Öğretmen El Kitabı hazırlanmış ve eğitici eğitimlerinde bu kitaptan yararlanılmıştır. Öğretmen El Kitabı, İletişime Giriş, Medya Kavramı ve Medyanın İşlevleri, Medya Okuryazarlığı ve Türkiye’deki Uygulama Alanları, Aile, Çocuk ve Televizyon, Radyo, Gazete ve Dergi, İnternet ünitelerinden oluşmaktadır. Kitapta ayrıca yayın kurulunda görev alan akademisyenlerin “Medyanın Doğru Bilgi Aktarmasının Şartları”, “Medya ve Siyaset İlişkilerinde Temel Yaklaşımlar”, Medyaya Anadamar (Ampirik) ve Eleştirel Yaklaşımlar” ve “Reklam Kuşağı” adlı yazıları yer alıyor





0 kişi beğendi

Benzer Sorular



Hareket Dökümü

Online Üyeler

Bugün En Çok Okunanlar
Ayarlar
Bu bölüm hazırlanıyor..

Birşey Unutmadın mı ?

Bizi sonra tekrar bulmak için sitemizi aşağıdan beğenmelisin