[ Odevi.Org ]

  • 
  • 
  • 


7
Okunma
1788
Cevap
1
Soru :

Sıfat tamlaması nedir sıfat tamlaması olduğunu nerden anlarız.

Sıfat tamlaması nedir sıfat tamlaması nasıl kolay bulunur kısa yolu ipucu var mı?
Bölüm: Türkçe
Durum: Çözüldü
Tarih: 3 yıl önce
0 kişi takip ediyor

Cevap Ver

Verilmiş Cevaplar


En İyi Cevap
20



3 yıl önce # Cevap : Adları niteleyen veya belirten sözcüklerdir. Bir sözcüğün sıfat olabilmesi için adın önüne gelerek onu nitelemesi veya belirtmesi gerekir.
 
Yaşlı adam, pazar çantasını titrek elleriyle tutuyordu.
 
Yemekte bu masaya dört kişi oturacak.
 
Kazancının yarısını fakir öğrencilere veriyormuş.
 
Bu cümlelerde “yaşlı” sözcüğü “adam” adının, “titrek” sözcüğü “el” adının niteliğini gösterdiği için; “bu” sözcüğü “masa” adını işaret yoluyla, “dört” sözcüğü ise “kişi” adını sayı yoluyla belirttiği için sıfattır. Son cümlede “fakir” sözcüğü, “öğrenci” adının niteliğini gösterdiği için sıfattır.
 
Sıfatın özelliğini verdiği isimle birlikte kullanılmasına ve birlikte ele alınmasına SIFAT TAMLAMASI denir.
 
Yaşlı adam, pazar çantasını titrek elleriyle tutuyordu.
 
Yemekte bu masaya dört kişi oturacak.
 
Yukarıdaki sıfatla isim birlikte kullanıldıkları için sıfat tamlaması olmuşlardır.
 
 
Sıfatlar, iki ana gruba ayrılır:
 
1. Niteleme Sıfatları
 
2. Belirtme Sıfatları
 
a. İşaret Sıfatı
 
b. Sayı Sıfatı
 
- Asıl Sayı Sıfatı
 
- Sıra Sayı Sıfatı
 
- Üleştirme Sayı Sıfatı
 
- Kesir Sayı Sıfatı
 
c. Belgisiz Sıfat
 
d. Soru Sıfatı
 
 
1. NİTELEME SIFATLARI (NASIL?)
 
Bir adı; durum, şekil, biçim, renk yönüyle niteleyen sözcüklerdir. Niteleme sıfatları, ada sorulan “Nasıl?” sorusunun cevabı olan sözcüklerdir.
 
Küçük çocuk bizi görünce yanımıza geldi.
 
Gökyüzünü aniden kapkara bulutlar kaplamıştı.
 
Bu cümlelerde “küçük” ve “kapkara” sözcükleri, önüne geldiği adların nasıl olduğunu gösterdiği için niteleme sıfatıdır. Bu sözcüklerin, niteledikleri ada sorulan “Nasıl?” sorusuna cevap olduklarına dikkat edelim:
 
Nasıl çocuk? (küçük çocuk)
 
Nasıl bulutlar? (kapkara bulutlar)
 
Bu yolun sonunda eski bir ev vardı.
 
Yol kenarları, kurumuş yapraklarla doluydu.
 
Annem, sabahları tatlı bir sesle bizi uyandırırdı.
 
Kahvaltıda güzelim böreklerden bolca yemiştim.
 
Bu cümlelerde, “eski” sözcüğü, “ev” adının niteliğini; “kurumuş” sözcüğü, “yaprak” adının niteliğini; “tatlı” sözcüğü, “ses” adının niteliğini; “güzelim” sözcüğü, “börek” adının niteliğini gösterdiği için niteleme sıfatıdır.
 
 
2. BELİRTME SIFATLARI
 
Adları işaret, sayı, soru, belgisizlik yönüyle belirten sıfatlardır.
 
a. İşaret Sıfatı
 
Adları işaret yönüyle belirten, onlara işaret eden sözcüklerdir.
 
bu, şu, o, öteki, beriki, öbür
 
Bu kitabı senin için aldım.
 
Arkadaşlarım öteki otobüse binmiş.
 
Belediye, geçen yıl şu yolu asfaltladı.
 
O dergiyi okudun mu?
 
Buraya öbür yoldan geldim.
 
Bu cümlelerde geçen “bu, öteki, şu, o, öbür” sözcükleri, önündeki adları, işaret yönüyle öteki varlıklardan ayırıp belirttiği için işaret sıfatıdır.
 
 
Uyarı: İşaret sıfatlarından sonra virgül (,) kullanılmaz. Bu sözcüklerden sonra virgül (,) kullanılırsa bu sözcükler, zamir (adıl) olur.
 
O kitabı daha önce okumuş.
 
O, kitabı daha önce okumuş.
 
Bu cümlelerin birincisinde “o” sözcüğü “kitap” adını belirttiği için işaret sıfatı; ikincisinde “o” sözcüğü bir varlığı karşıladığı için adıldır.
 
 
Uyarı: “Bu, şu, o, öteki, beriki, öbür” sözcükleri aynı zamanda işaret zamiridirler. Eğer bu sözcükler, önündeki bir adı işaret ederek belirtiyorsa işaret sıfatıdır. Adın yerini işaret yoluyla tutuyorsa işaret zamiridirler.
 
Bu ev, çok güzelmiş. (İşaret Sıfatı)
 
Bu, çok güzelmiş. (İşaret Zamiri)
 
Bu cümlelerin birincisinde “bu” sözcüğü “ev” sözcüğünü işaret ederek belirttiği için işaret sıfatıdır. İkinci cümlede ise “bu” sözcüğü “ev” adının (bilgi yelpazesi.net) yerini tuttuğu için işaret adılıdır.
 
 
Uyarı: İşaret sıfatları her zaman yalın halde bulunur. Çekim eki aldığında işaret zamiri olur.
 
Annem öteki halıyı yıkamak için dışarı çıkarmış.
 
Annem ötekini yıkamak için dışarı çıkarmış.
 
Bu cümlelerin birincisinde, “öteki” sözcüğü “halı” adını işaret ederek belirttiği için işaret sıfatıdır. İkinci cümlede “ötekini” sözcüğü, “halı” sözcüğü söylenmeden, işaret yoluyla “halı” sözcüğünün yerine geçtiğinden işaret zamiridir.
 
 
b. Sayı Sıfatı
 
Varlıkların sayılarını gösteren, onları sayı yönüyle belirten sözcüklerdir.
 
Asıl Sayı Sıfatı
 
Varlıkların sayılarını kesin olarak belirten sözcüklerdir. Ada sorulan “kaç” sorusunun cevabıdır.
 
Üç gün önceki toplantıya altı kişi katılmış.
 
Babam bir ay sonra yurtdışından gelecek.
 
Bu cümlelerde “üç, altı, bir” sözcükleri, “gün, kişi, ay” adlarının sayısını belirttiği için, asıl sayı sıfatıdır.
 
 
Sıra Sayı Sıfatı
 
Varlıkların sırasını gösteren sözcüklerdir. Sayılara “-ncı, -nci, -ncu, -ncü” ekleri getirilerek oluşturulur. Ada sorulan “kaçıncı” sorusunun cevabıdır.
 
Bu derste on beşinci sayfayı okuyacağız.
 
Sınavdaki yedinci soruyu çözememiş.
 
Bu cümlelerde “on beşinci, yedinci” sözcükleri “sayfa, soru” adlarının sırasını belirttiği için, sıra sayı sıfatıdır.
 
 
Üleştirme Sayı Sıfatı
 
Varlıkları sayıca bölümlere ayıran, paylaşma anlamı veren sözcüklerdir. Sayılara “-er, -ar” eki getirilerek oluşturulur. Ada sorulan “kaçar” sorusunun cevabıdır.
 
Sınavda her branştan onar soru soruldu.
 
Öğrencilerden altışar kitap okumaları istendi.
 
Bu cümlelerde “onar, altışar” sözcükleri, “soru, kitap” adlarının paylara ayrıldığını belirttiği için, üleştirme sayı sıfatıdır.
 
 
Kesir Sayı Sıfatı
 
Varlıkların parçalarının, bütüne olan oranlarını gösteren sıfatlardır.
 
Şirketin üçte iki hissesi ona aitmiş.
 
Bir öğünde yarım ekmek yiyordu.
 
Bu cümlelerde “üçte iki, yarım” sözcükleri, “hisse, ekmek” adlarının bütüne olan oranlarını belirttiği için, kesir sayı sıfatıdır.
 
 
c. Belgisiz Sıfat
 
Adları belirtirken kesinlik bildirmeyen sıfatlardır.
 
bir, birkaç, birçok, çoğu, kimi, bazı, bütün, tüm, başka, birtakım, her, hiçbir, herhangi…
 
Elbet bir gün sen de anlarsın beni.
 
Bu konuyla ilgili birkaç kitap okumuştum.
 
Bu cümledeki “bir, birkaç” sözcüğü “gün, kitap” adını, sayı yönüyle; ama kesin olmayacak biçimde belirtmiştir. Dolayısıyla, “birkaç” sözcüğü belgisiz sıfattır.
 
İçerideki bazı masaları dışarıya taşıyalım.
 
Sanatçı, birçok tablosunda İstanbul’u konu ediniyor.
 
Yazarın başka romanlarını da okudum.
 
Hiçbir öğrenci öğretmenini üzmek istemez.
 
Lisedeyken, okuduğum her kitabın özetini çıkarırdım.
 
Bu cümlelerde “bazı” sözcüğü, “masal” adını; “birçok” sözcüğü, “tablo” adını; “başka” sözcüğü, “roman” adını; “hiçbir” sözcüğü, “öğrenci” adını; “her” sözcüğü, “kitap” adını kesinlik bildirmeden belirttiği için belgisiz sıfattır.
 
 
Uyarı: “Kimi, çoğu ” sözcükleri, hem belgisiz zamir hem belgisiz sıfat olarak kullanılabilir.
 
Fuarda kimi kitaplar pahalı, kimi ise ucuzdu.
 
Bu cümlede, birinci “kimi” sözcüğü “kitaplar” sözcüğünü belirttiği için belgisiz sıfattır; ikinci “kimi” sözcüğü ise, kitapların yerini tuttuğu için belgisiz adıldır.
 
 
Çoğu öğretmen törene yetişemedi; ama öğrencilerin çoğu törene katıldı.
 
Bu cümlede, birinci “çoğu” sözcüğü “öğretmen” sözcüğünü belirttiği için belgisiz sıfattır; ikinci “çoğu” sözcüğü ise, öğrencilerin bir kısmının yerine geçtiği için belgisiz adıldır.
 
 
Uyarı: “Bir” sözcüğü, hem belgisiz sıfat hem sayı sıfatı olarak kullanılabilir. “Bir” sözcüğünün yerine başka sayı getirilebiliyorsa, “bir” sözcüğü sayı sıfatıdır.
 
Bir haftada iki kitap okumuş.”
 
Bu cümledeki “bir” sözcüğü, sayı sıfatıdır; çünkü yerine “iki” veya “üç” gibi başka bir sayı getirilebilmektedir.
 
“Ali, dürüst bir insandır.”
 
Bu cümlede “bir” sözcüğünün yerine başka bir sayı getirilememektedir; çünkü bu cümlede “bir” sözcüğü “herhangi bir” anlamına gelmektedir ve belgisiz sıfattır.
 
 
d. Soru Sıfatı
 
Adları soru yoluyla belirten, yani adları anlamca tamamlayan soru sözcükleridir. Soru sıfatlarının cevabı yine sıfattır.
 
Unutmayın: Soru sıfatı isimden hemen önce gelir.
 
nasıl, kaç, kaçıncı, kaçar, hangi, ne kadar, ne
 
Sen, tatilde kaç kitap okumuştun?
 
Bu cümlede, “kaç” soru sözcüğünün “kitap” adını belirttiğini görüyoruz. Bu soru sözcüğüne verilebilecek “beş kitap” cevabının sıfat olması, bize, bu soru sözcüğünün de sıfat olduğunu gösterir.
 
Hangi yoldan gitmemizi tavsiye ediyorsun?
 
Bu cümlede, “hangi” soru sözcüğünün “yol” adını belirttiğini görüyoruz. Bu soru sözcüğüne verilebilecek “şu yol” cevabının sıfat olması, bize, bu soru sözcüğünün de sıfat olduğunu gösterir.
 
Köyde nasıl bir evde oturuyordunuz?
 
Orada ne kadar para harcamış?
 
Vergi dairesi, binanın kaçıncı katında bulunuyor?
 
Arkadaşların bize ne gün gelecek?
 
Bu oyunda takımlar kaçar kişiden oluşuyor?
 
Bu cümlelerde geçen “nasıl, ne kadar, kaçıncı, ne, kaçar” sözcükleri; önündeki sözcükleri soru yönüyle belirttiği ve bu sözcüklere verilen cevaplar sıfat olduğu için soru sıfatıdır.
 
 
Uyarı: “Hangisi, kaçı” soru adıllarıyla “hangi, kaç” soru sıfatlarını birbirine karıştırmamak gerekir.
 
Hangi soru daha zordu? Hangisi daha zordu?
 
Bu cümlelerde “hangi” sözcüğü “soru” adını belirttiği için soru sıfatı; “hangisi” sözcüğü, bir adın yerini soru yoluyla tuttuğu için soru zamiridir.
 
Kaç öğrenci gelmedi.
 
Öğrencilerin kaçı gelmedi.
 
Cümlelerde “kaç” sözcüğü “öğrenci” adını belirttiği için soru sıfatı; “kaçı” sözcüğü, bir sayı adının yerini soru yoluyla tuttuğu için soru zamiridir.
 
Uyarı: Sıfatlar, zamirleri de niteleyebilir.
 
Ahmet, gerçekten dürüst birisidir.
 
O, her zaman deneyimli kimselerle çalışır.
 
Bu cümlelerin birincisinde “dürüst” sıfatı “birisi” adılını nitelemektedir. İkinci cümlede “deneyimli” sıfatı, “kimse” adılını nitelemektedir.
 
 
Uyarı: İlgi eki (-ki), yer ve zaman bildiren sözcüklerden sonra gelip eklendiği sözcüğü sıfat yapar.
 
Sınıftaki öğrenciler dışarı çıkmış.
 
Yarınki sınava hazır mısın?
 
Bu cümlelerde “sınıf” sözcüğü, ilk önce bulunma durumu (-de, -da, -te, -ta) ekini alıp ardından sıfat yapan “-ki” ekini alarak önündeki “öğrenciler” adını; “yarın” sözcüğü, sıfat yapan “-ki” ekini alarak önündeki “sınav” adını belirttiği için sıfat görevindedir.
 
 
ADLAŞMIŞ SIFATLAR
 
Niteleme sıfatları, çekim eki alarak veya almadan niteledikleri ismin yerini tutacak şekilde kullanılabilir. Bu sözcüklere “adlaşmış sıfat” denir.
 
İhtiyar adam yine parkta oturuyordu.
 
İhtiyar, yine parkta oturuyordu.
 
Birinci cümlede “ihtiyar” sözcüğü, “adam” adını niteleyen bir niteleme sıfatıdır. İkinci cümlede ise, “ihtiyar adam” tamlamasındaki “adam” sözcüğü düşmüş, “ihtiyar” sözcüğü hem adın yerine geçmiş hem nitelik bildirmiştir, yani adlaşmış sıfat olmuştur.
 
 
Manav, kasalardaki çürükleri çöpe atıyordu.
 
Bu cümlede “çürükleri” sözcüğü, “meyve” adını nitelerken, çekim eki alarak hem “meyve” adının yerine geçmiş hem de nitelik bildirerek adlaşmış sıfat olmuştur.
 
 
Öğretmenimiz bu görev için sınıftan gönüllüler seçti.
 
Bu cümlede “gönüllüler” sözcüğü, “öğrenci” adını nitelerken, çekim eki alarak hem “öğrenci” adının yerine geçmiş hem de nitelik bildirerek adlaşmış sıfat olmuştur.
 
 
Bizim kurnaz yine birisini kandırmış.
 
Bu cümlede “kurnaz” sözcüğü, bir kişiyi nitelerken, çekim eki almadan hem nitelediği kişinin yerine geçmiş hem de nitelik bildirerek adlaşmış sıfat olmuştur.
 
 
Uyarı: Türkçede meslek adları ve bazı adlar, sıfat olarak kullanılabilir. Bu sözcükleri, adlaşmış sıfatlarla (bilgi yelpazesi.net) karıştırmamak gerekir.
 
Yönetici insanlar, insan ilişkilerinde başarılıdır.
 
Yöneticiler, insan ilişkilerinde başarılıdır.
 
Bu cümlelerin birincisinde “yönetici” sözcüğü, “insanlar” adını nitelediği için sıfat görevindedir. İkinci cümledeki “yöneticiler” sözcüğü ad olarak kullanılmıştır; ama adlaşmış sıfat değildir.
 
 
Futbolcular, disiplinli kişilerdir.
 
Yarın ailece yazlığa gideceğiz.
 
Bu cümlelerde geçen “futbolcu, yazlık” sözcükleri gerektiğinde sıfat olabildiği halde (futbolcu kişiler, yazlık ev) bu cümlede ad olarak kullanılmıştır; ama adlaşmış sıfat değildir.
 
 
Uyarı: Adlaşmış sıfattan sonra bir ad geldiğinde anlam karışıklığı ortaya çıkıyorsa bu adlaşmış sıfattan sonra virgül (,) getirilir.
 
Hasta, çocuğu yanına çağırdı.
 
Bu cümlede “hasta” sözcüğü bir kişiyi karşılayarak adlaşmıştır. Bu sözcükten sonra “çocuk” adı geldiğinde virgül konulmazsa “hasta” sözcüğü “çocuk” adının sıfatı olmaktadır. Bu yüzden “hasta” sözcüğünün adlaşmış sıfat olması için bu sözcükten sonra virgül (,) konmalıdır.
 
 
UNVAN SIFATLARI
 
Kişilerin meslek, rütbe, makam gibi sosyal statülerini belirten sözcüklerdir. Unvan sıfatları, adların önüne de sonuna da gelebilir.
 
Yüzbaşı Cemil, Hakkı Çavuş, Hatice Teyze, Naciye Hanım…
 
Dün Doktor Kemal Bey bize geldi.
 
Bu cümlede “Doktor, Bey” sözcükleri; beraber kullanıldıkları “Kemal” özel adını belirttiği için unvan sıfatıdır.
 
 
Ayşe Hemşire, hastalarla yakından ilgilendi.
 
Bu cümlede “Hemşire” sözcüğü; beraber kullanıldığı “Ayşe” özel adını belirttiği için unvan sıfatıdır.
 
 
Uyarı: Özel adla birlikte kullanılmayan unvan sözcükleri, küçük harfle başlar ve unvan sıfatı görevinden çıkar.
 
Dün doktor, hastaneye uğramamış.
 
Bu cümlede “doktor” sözcüğü özel bir adla birlikte kullanılmadığı için unvan sıfatı değildir ve bu yüzden küçük harfle başlar.
 
 
Uyarı: Özel bir adla kullanılan; ama akrabalık ilişkisi belirten unvan sözcükleri, küçük harfle başlar ve unvan sıfatı görevinden çıkar.
 
Salih, bugün Ayşe teyzesine gidecekmiş.
 
Bu cümlede “teyze” sözcüğü özel bir adla birlikte kullanıldığı halde akrabalık anlamı taşıdığı için unvan sıfatı değildir ve bu yüzden küçük harfle başlar.
 
 
KÜÇÜLTME SIFATLARI
 
Sıfat olan sözcüğün anlamında küçültme ya da daralma, “-cik,-ce, (-ı)msı, (-ı)mtırak” ekleri ile yapılır.
 
Bu eklerin getirilmesi ile oluşan sıfatlara küçültme sıfatları denir.
 
“Küçük bir evleri vardı.”
 
cümlesinde “küçük” sıfattır ve kendinden sonra gelen ismin niteliğini belirtmektedir.
 
Küçücük evleri vardı.”
 
cümlesinde “-cik” eki almış “küçücük” sözcüğü de niteleme sıfatıdır. Buradaki “küçücük” sözcüğün “küçük” sözcüğünden farkı, eklendiği ismin anlamında küçültme yapmış olmasıdır.
 
Küçük ev – küçücük ev
 
“Ekmek ayvasının ekşimsi bir tadı vardı.”
 
“Üzerine mavimtırak bir ceket giymişti.”
 
“Masada kalınca bir kitap duruyordu.”
 
Yukarıdaki cümlelerdeki koyu renkli sözcükler küçültme sıfatıdır.
 
 
PEKİŞTİRME SIFATLARI
 
Sıfatlarda pekiştirme, yani anlamın kuvvetlendirilmesi iki şeklide yapılır:
 
1. Yol: Sıfat olan sözcüğün ünlüye kadarki ilk hecesi alınır, daha sonra “m, p, r, s” harflerinden uygun olanı getirilir. En son da sıfat olan sözcük tekrar yazılır.
 
“temiz” sözcüğü üzerinde uygulayalım:
 
Te – r – temiz = tertemiz
 
“Çocuklar bembeyaz elbiseler giymişlerdi.”
 
Dümdüz yolda ilerliyorduk.”
 
“Şöyle yemyeşil çimenlerin üzerine uzansam!”
 
cümlelerinde koyu renkli sözcükler pekiştirme sıfatıdır.
 
 
2. Yol: Sıfat olan sözcüğün tekrar edilmesi ile yapılır. Örneğin “çeşit” sözcüğünü ele alalım. Bu sözcük tekrar ederek bir ismi nitelediğinde pekiştirme sıfatı olur:
 
Çeşit çeşit meyveler vardı masada.”
 
Bu cümlede koyu renkli sözler pekiştirme sıfatıdır.
 
“Bahçede uzun uzun ağaçlar vardı.”
 
Derin derin ırmaklar aşarak geldik.”
 
cümlelerindeki koyu renkli sözler pekiştirme sıfatıdır.
 
 
DERECELENDİRME SIFATLARI
 
Sıfatlarda derecelendirme “pek, çok, daha, en…” gibi sözcüklerle yapılır.
 
“Kardeşin onlardan daha akıllı biri.” cümlesinde “daha” sözcüğü üstünlük,
 
En güzel kitap buydu.” cümlesinde “en” sözcüğü en üstünlük,
 
Çok güzel çiçekleri vardı.” cümlesinde “çok” sözcüğü aşırılık anlamı katmıştır.
 
İSİM TAMLAMALARI, AD TAMLAMALARI ÖZET ANLATIM
 
Aralarında anlamca ilişki bulunan söz grubuna isim tamlaması denir. Bir ismin bir başka ismi anlam bakımından tamamlamasıdır.
 
Bir ismin aitlik ilgisi bakımından daha belirli hâle gelmesi için başka bir isim tarafından tamlanmasıyla meydana gelen söz öbeğine isim tamlaması denir.
 
Belli kurallar dahilinde en az iki sözcük bir araya gelerek isim tamlamasını oluşturur.
 
İstanbul- un sokaklar-ı
 
Dost kapı-sı
 
Okul bahçesi-n-in ağaçlar-ı
 
İsim tamlamaları "tamlayan ve tamlanan" olmak üzere iki unsurdan oluşur.
 
Tamlayan birinci sözcük, tamlanan ise ikinci sözcüktür. İsim tamlamalarının tamlayanında ilgi, tamlananında ise iyelik eki vardır.
 
Türkçede üç çeşit İsim tamlaması vardır:
 
1. Belirtili İsim Tamlaması
 
Hem tamlayanın hem de tamlananın ek aldığı tamlamalara Belirtili isim tamlaması denir.
 
Belirtili isim tamlamasında tamlayan -nın, -nin, -nun, -nün, -ın, -in, -un, -ün eklerini, tamlanan ise -ı, -i, -u, -ü, -sı, -si, -su, -sü eklerini alır.
 
Her iki unsuru da ek alarak oluşturulan bu tür tamlamalarda kuvvetli bir aitlik ilgisi vardır.
 
Tamlayanın ilgi, tamlananın iyelik eki aldığı tamlamalardır.
 
Örnekler:
 
"Evin kapısı açık kalmış."
cümlesindeki “evin kapısı” altı çizili söz öbeği belirtili isim tamlamasıdır. Görüldüğü gibi, her iki sözcük de ek almıştır. Bu tamlamada iki sözcük arasındaki kuvvetli bir ilişki kendini göstermektedir.
 
Sınıf-ın kapı-
 
Oda-nın halı-
 
Belirtili isim tamlamalarında tamlayan ile tamlanan arasına başka sözcükler girebilir.
 
Örnekler:
 
"Kerem'in mavi gömleği güzelmiş."
 
cümlesinde araya "mavi" sıfatı girmiştir.
 
"- den" hal eki tamlayanda kullanılan ilgi ekinin yerine geçerek belirtili isim tamlaması kurabilir.
 
Örnekler:
 
"Resimlerin birini de ben alayım."
 
cümlesindeki "resimlerin birini" sözü belirtili isim tamlamasıdır. Biz bunu "resimlerden birini" biçiminde de söyleyebiliriz. Yani sadece tamlayan eki "-in" yerine, aynı işlevi gören "-den" hâl ekini getirmiş oluyoruz.
 
Belirtili isim tamlamalarında bir tamlayan birden fazla tamlanana bağlanabileceği gibi, bir tamlanan birden fazla tamlayana da bağlanabilir.
 
Örnekler:
 
"Evin bahçesi, odaları, mutfağı o kadar geniş ki..."
 
cümlesinde "evin" tamlayan; "bahçesi, odaları, mutfağı" sözcükleri de tamlanandır.
 
"Kırların, çiçeklerin, kuşların, böceklerin neşesi hepimizi coşturmuştu."
 
cümlesinde "kırların, çiçeklerin, kuşların, böceklerin" tamlayan; "neşesi" tamlanandır.
 
Belirli olan ve bilinen bir şeye veya yere aitlik vardır.
 
Örnekler:
 
Öğretmenin kitabı.                              (Ali Beyin Kitabı)
 
Kitap bilinen ve belli olan öğretmene aittir.
 
Okulun bahçesi çok güzel.                  (Cumhuriyet Lisesinin bahçesi)
 
Bahçe bilinen ve belli olan okula aittir.
 
 
2. Belirtisiz İsim Tamlaması
 
Tamlayanın ilgi eki almayıp tamlananın iyelik eki aldığı tamlamalardır.
 
Tamlayanın ek almadığı, yalnızca tamlananın ek aldığı tamlamalara Belirtisiz isim tamlaması denir. Belirtisiz isim tamlamasında tamlanan -ı, -i, -u, -ü, -sı, -si, -su, -sü alır.
 
Bu tür tamlamalarda bir ismin başka bir isme aitliğinden çok bir nesne ya da kavram ismi oluşturmak esastır.
 
Örnekler:
 
"Çocuğun elbisesini alacağız."
 
cümlesindeki "çocuğun elbisesi" tamlaması belirtilidir. Bu tamlamada belli bir çocuğa ait elbiseden söz edilmektedir.
 
Biz bu tamlamayı,
 
"Çocuk elbisesi alacağız."
 
şeklinde söylersek yani "-nın" ekini kaldırırsak tamlama belirtisiz olur. Bu durumda belli bir kişiye ait elbiseden değil, genel bir elbise çeşidinden "çocuk elbisesi" nden söz etmiş oluruz.
 
Belirtisiz isim tamlamalarında tamlayan tamlananın neden yapıldığını, neye benzediğini bildirebilir:
 
"Lahana turşusu", "Erik hoşafı", "Bulgur pilâvı"
 
Bu tamlamalarda tamlayan tamlanın neyden yapıldığını bildirir.
 
"Deve kuşu", "Kılıç balığı", "Küpe çiçeği"
 
Bu tamlamalarda ise tamlayan tamlananın neye benzediğini bildirir.
 
Belirtisiz isim tamlaması sıfat göreviyle kullanılabilir.
 
"El yazması kitaplar şimdi çok değerli."
 
cümlesinde "el yazması" belirtisiz isim tamlamasıdır. Bu tamlama cümlede sıfat göreviyle kullanılmıştır.
 
Türkçe kitabı / Fizik kitapları                  (Tür)
 
Pirinç çorbası                                       (Neden yapıldığı)
 
İzmir üzümü                                          (Ait olduğu yer)
 
Dil peyniri                                            (Neye benzediği)
 
Temizlik işçisi                                       (Mesleği)
 
İstanbul boğazı                                    (Yer)
 
 
3. Zincirleme İsim Tamlaması
 
Tamlayanın, tamlananın veya her ikisinin kendi içinde başka bir isim tamlaması olduğu söz öbekleridir.
 
Zincirleme isim tamlaması, ya tamlayanı, ya tamlananı, ya da her ikisi de isim tamlaması olan tamlamalardır.
 
Zincirleme isim tamlamaları en az üç ismin bir raya gelmesi ile oluşur.
 
Örnekler:
 
"Macera romanlarının okuyucusu çoktur."
 
cümlesinde "macera romanları" belirtisiz isim tamlamasıdır. Bu tamlamaya "-nın" ilgi eki eklenmiş ve tamlama "okuyucusu" tamlananına bağlanmış. Böylece iki tamlama iç içe girmiş ve zincirleme isim tamlaması olmuştur:
 
"Saka kuşunun ötüşü çok hoştu."
 
cümlesinde "saka kuşunun ötüşü" üç isimden oluşan zincirleme isim tamlamasıdır. Tamlayan "saka kuşu", tamlanan ise "ötüşü" sözcüğüdür.
 
Ali’nin babasının işi
 
Taş duvarın üstü
 
Bahar mevsiminin güzelliği
 
 
4. Takısız İsim Tamlaması (DİKKAT TAKISIZ İSİM TAMLAMASI SIFAT MI İSİM Mİ OLDUĞUNA KARAR VERİLEMEDİĞİ İÇİN BAZI KAYNAKLARDA SIFAT, BAZI KAYNAKLARDA İSİM TAMLAMASI OLARAK İŞLENMEKTEDİR!..)
 
Tamlayanı ve tamlananı ek almamış olan isim tamlamalarıdır.
 
Takısız isim tamlamalarında her iki unsur da ilgi ve iyelik eklerini almaz.
 
Bu tamlamaları iki grupta inceleyebiliriz:
 
 
a. Bir şeyin neyden yapıldığını gösterir.
 
"Boynunda altın kolye vardı."
 
cümlesindeki "altın kolye" sözü kolyenin altından yapıldığını gösterir.
 
"Cam vazo, çelik tencere, deri mont"
 
tamlamaları da bunlara örnektir.
 
 
b. Bir şeyin neye benzediğini bildirir.
 
"Altın saçları rüzgârda dalgalanır."
 
cümlesinde "altın saç" takısız isim tamlamasıdır. Bu tamlamada "saçlar" altına benzetilmiştir.
 
"Gül yanak, zeytin göz, tilki Rıfkı..."
 
gibi tamlamalar takısız isim tamlamasıdır.

Sunum İçeriği

1 kişi beğendi

Benzer Sorular

Çözüldü Sıfat
Çözüldü Sıfat nedir
Çözüldü sıfatlar


Hareket Dökümü

Online Üyeler

Ayarlar
Bu bölüm hazırlanıyor..

Birşey Unutmadın mı ?

Bizi sonra tekrar bulmak için sitemizi aşağıdan beğenmelisin