[ Odevi.Org ]

  • 
  • 
  • 


7
Okunma
644
Cevap
2
Soru :

Orta asyadaki yaşantılar türklere ne gibi özellikler kazandırmıştır ?

Orta asya Türklerinin özellikleri nelerdir ?
Bölüm: Tarih
Durum: Çözüldü
Tarih: 2 yıl önce
0 kişi takip ediyor

Cevap Ver

Verilmiş Cevaplar


En İyi Cevap
3



2 yıl önce # Cevap : Orta asyadaki yaşantılar türklere iyi ata binmeyi, avlanmayı ve savaşma (sürekli çin tehlikesi yüzünden) özellikleri kazandırmıştır. Doğal nedenlerin zorluluğundan dolayı göçebe bir yaşam ve mücedeleci olmayı öğretti.
0 kişi beğendi
2



2 yıl önce # Cevap : Türklerin yaşadığı yer olan Orta Asya doğal yapısı itibariyle Türkleri göçebe bir hayat sürmeye zorlamıştı. Göçebe bozkır yaşantısı Türklerin mücadeleci ve pratik olmasını sağladı. Göçebe yaşam tarzı bozkırdan kaynaklanan bir zorunluluktu. Zira Orta Asya tarıma elverişli bir bölge olmadığından Türkler hayvancılıkla geçimlerini sürdürüyorlardı. Hayvancılıkla hayatlarını sürdüren Türkler için hayvanlarına ot ve su bulmaları adeta bir zorunluluktu ve bu zorunluluktan dolayı yaz ve kış yüksek (yayla) ve engin yerlere göç etmişlerdir. Göç esnasında Türkler kağnı ve develeri kullanıyorlar ve yaylalarına şarkılar türküler söyleyerek çıkıyorlardı.

ORTA ASYA
Orta Asya farklı yüzey şekillerine sahip olan geniş bir alandır. Bu bölge yüksek düzlükler ve dağlar (Tian Shan), geniş çöller (Karakurum, Taklamakan) ve özellikle ağaçsız steplere sahiptir. Asya kıtasının büyük çoğunluğu kuraktır ve tarıma elverişli değildir.

Bundan dolayı halkın büyük çoğunluğu hayvancılıkla uğraşır.

Bölgenin ana akarsuları Amu Derya, Siri Derya (Seyhun Nehri). Ana su kaynakları ise Aral Denizi, Balkaş Gölü ve Hazar Denizi’dir. Su, kurak Asya için uluslararası sorunlara yol açacak kadar değerli bir kaynaktır.

Orta Asya su kaynakları arasında tampon bir bölge olduğu için, sıcaklık farklılıkları çok fazladır.

Bölge çöl iklimi altındadır. Bölgenin kurak ve denizlere uzak olması tarımı engellediğinden ticaretin gelişmesine neden oldu. Tarihi İpek Yolu ticaret yolu bu bölgeden geçmektedir.

Orta Asya, Türklerin yaşadığı bir bölge olmakla birlikte Çin ve Rusya’nın da idaresi altında kalmıştır.

Bugün bölgede birçok bağımsız Türk Devleti bulunmaktadır.

TÜRKLERDE YAYLA KÜLTÜRÜ
Tarihte hayvancılığa bağlı olarak göçebe bir hayat tarzını benimseyen Türkler, Orta Asya’da yayla hayatını yaşıyorlardı. Çünkü temel geçim kaynakları hayvancılık olunca özellikle küçükbaş hayvalarının sıcaklardan bunalması hem de otlakların azalması nedeniyle yaylalara göç ediyorlardı.

Türkler mayıs ayı sonları gibi yaylalara çıkıyorlar ve buralarda yaklaşık olarak dört ay kadar kalıyorlardı.

Bu süre zarfında geçimlerini sağlamak için yağ, süt, peynir ve yün elde ediyorlardı. Sonbahara doğru
yükseltisi daha az olan yerlere inen Türkler göç yollarında kurulan panayırlarda hayvansal ürünlerini satıyorlardı.

Yaylak kışlak geleneği, Selçukluların bağlı bulunduğu Kınık boyunda da sürdürüldü. Çağrı Bey’in 1018’de Anadolu’ya yaklaşması ve buranın Türkler için ideal bir yurt olacağını belirtmesi ile Türkler Anadolu’ya 1048’den itibaren gelmeye başlar ve yaylak – kışlak geleneğinin bir sonucu olarak Anadolu Türk Yurdu haline gelir.


Yaylacılık geleneği, bugün de özellikle Doğu Anadolu, Karadeniz ve Toroslar’da yaygın bir şekilde sürdürülmektedir.

HUNLARDA YAŞAM:
Bulundukları bölgenin özelliklerinden dolayı göçebe bir yaşam sürüyorlardı. Bundan dolayı kalelere ve kalıcı merkezlere güvenmiyorlardı.

Bozkırı her terk edişlerinde zengin bir bölgeye yöneliyorlardı. Kürkten elbiseleri, kısa boyları, soluk yüzleri ve çekik gözleri ile farklı bir insan tipi çiziyorlardı. Genellikle Çinlilere çok kızıyorlar ve onları yok etmek için fırsat kolluyorlardı. Ticaret bu ülkede sadece belli yerler de yapılırdı. Onlar göçebecilikte gerekli olan herşeyi kendileri yapar, tahıl, baharat, pirinç ve çay gibi şeyleri ancak takas usulü ile komşularından alırlardı.

Türk boyları içinde ata en çok binenler Hunlardı. Çin kaynaklarına göre daha küçük yaştaki Hun çocuklarının koyunların sırtına binip fare, kuş ve tavşan gibi hayvanları avladıkları yazılıdır.

Hunlar at sırtında alışveriş yaparlar, yemek yerler ve uyurlardı.

Hunlar birkaç çesit çadır kullanmışlardır. Hunlar, Gök Tanrı’nın gölgesinde konaklamayı arzu ettikleri her yerde bu çadırları arabalardan indirerek oraya kuruyorlardı. En çok kullandıkları kubbeli çadırlardı ve kümbet (Selçuklu ve beyliklerde mezar) bu çadırdan etkilenmiştir.

Çeşitli takı ve süs eşyaları kullanıyorlardı.

Arabalarını da süslüyorlardı.

Her türlü tehkileye karşı askeri bir düzen içinde yaşıyorlardı. Savaş ve hayvan otlatmanın dışında deri, kemik, tahta ve maden işçiliği ile uğraşıyorlardı. Kadınlar ise halıcılık ve keçe yapımı ile uğraşıyorlardı. Türklerin dünya uygarlığına hediye ettikleri ilk halıyı bir Hun’lu kadın yapmıştır. Giyim ve ev eşyasında yetiştirdikleri hayvanların yünlerini kullanıyorlardı.

Türklerde Toplumsal Yapı:
Türk toplum yapısında töre önemli bir yere sahip olmuş ve sosyal hayatta düzeni sağlamıştır. Töre sayesinde Türk toplumu, dinamizmini her zaman korumuş ve varlığını uzun süre devam ettirmiştir.

Türk toplumunda devlet ve toplum birbirinden ayrılmaz bir bütün olmuştur. İki tarafın da birbirlerinden beklentileri vardı. Buna göre devlet adaleti tesis edecek, toplumu oluşturan fertler de askerliğini yapacak ve vergisini verecekti.
0 kişi beğendi

Benzer Sorular

Çözüldü Ortak kökler
Açık ortak kök


Hareket Dökümü

Online Üyeler

Ayarlar
Bu bölüm hazırlanıyor..

Birşey Unutmadın mı ?

Bizi sonra tekrar bulmak için sitemizi aşağıdan beğenmelisin